Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/576 Esas, 2016/233 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine

SUÇ : İhaleye fesat karıştırma

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre ihaleye fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun'un 135. maddesi uyarınca suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu yönünden, temyiz dışı sanık ... hakkında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri uygulanmasına ilişkin mahkeme kararlarına istinaden gerçekleştirilen iletişimin denetlenmesi sırasında sanıklar hakkında katalog suçlardan olan ihaleye fesat karıştırma suçu yönünden elde edilen delillerin, 5271 sayılı Kanun'un 138. maddesi uyarınca tesadüfen elde edilen delil niteliğinde olduğu, ilgili maddenin ikinci fıkrasında yer alan “Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135. maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhal bildirilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca ihaleye fesat karıştırma suçuna ilişkin görüşme içerikleri Cumhuriyet savcılığına usulen bildirilmediğinden hukuka aykırı nitelikteki bu deliller dışlandıktan sonra sanıkların mahkumiyetlerine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı maddi delil bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***