"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/58 Esas, 2018/574 Karar
KATILANLAR : Hazine, ...
SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hazinenin, özel belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından katılan sıfatını alabilecek biçimde doğrudan zarar görmemesi nedeniyle hükümleri temyiz etme yetkisi bulunmadığından vekilinin bu suçlar yönünden verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılanlardan Hazine vekilinin zimmet, ... vekilinin zimmet, görevi kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçları ile sanık ... müdafiinin zimmet ve özel belgede sahtecilik suçlarına ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tebliğnamede adına yer verilen sanık ... hakkında verilen karara yönelik temyiz talebi bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara isnat edilen suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 08.03.2012 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve özel belgede zincirleme sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihinde S.S. Ebru Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan sanık ...'in kooperatife ait banka hesabından şahsi hesabına 44.027 TL'yi aktarmak suretiyle, yine inşaat ustası ... adına 30.000 TL'lik gider makbuzu düzenleyerek ve ... adına 35.400 TL'lik PVC doğrama faturası alıp gider olarak göstererek bu sahte belgeler karşılığı bedelleri zimmetine geçirdiği kabulüyle zincirleme nitelikli zimmet ve özel belgede zincirleme sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanık ...'in aşamalardaki savunmalarında toplanan paraların kooperatifin işleri için harcandığını ve usulsüz harcama bulunmadığını belirtmesi, mahkemece tanık olarak dinlenen işçilerin kooperatifte belli zaman aralıklarında çalıştıklarını ve ...'nun kendilerini işe aldığını ifade etmeleri ile aşamalarda şikayetçi sıfatıyla dinlenilen kooperatif üyelerinin inşaatın tamamlanıp tapu devirlerinin gerçekleştiğini beyan etmeleri karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından, kooperatif inşaatlarına ait plan, proje, metraj cetvelleri, hak ediş raporları temin edilmek suretiyle inşaat konusunda uzman bilirkişilerin iştiraki ile gerektiğinde mahallinde keşif yapılıp suç tarihleri itibarıyla inşaatların fiziki gerçekleşme oranları, proje ile yapılan işlerle proje harici işlerin belirlenmesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının birim fiyatları esas alınarak toplam inşaat maliyetinin saptanması sonrasında sanığın fiili olarak görev yaptığı dönemde kayıt dışı bırakılanlar da dahil olmak üzere kooperatifin sağladığı tüm gelirler, inşaatlar için yapılanlar dahil tüm giderler, göreve başladığı ve bıraktığı tarihlerdeki banka ve kasa mevcutları tespit edilip dava dosyasının tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek; kooperatifin suç tarihleri arasındaki tüm gelirleri ile mahkemece yapılacak keşif sonucu teknik bilirkişilerce verilecek rapordaki tespitler de irdelenmek suretiyle kooperatifin tüm giderlerinin belirlenip karşılaştırılması, her bir isnat ve bunlara yönelik savunmalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle sanığın uhdesinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında rapor alınması, ayrıca belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi yetkisinin hakime ait olduğu nazara alınarak, suça konu belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilmesi, duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ile iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, gerekirse bu hususta bilirkişi raporu alınması sonrasında sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanığa isnat olunan sahtecilik eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 204/2, 43/1. maddelerinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine hükmolunması,
Yüklenen zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık ... hakkında, cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, katılanlar vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.