"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/136 Esas, 2014/74 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : ..., Hazine
..., ...
SUÇ : Tüm sanıklar hakkında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na muhalefet, sanıklardan ... ve ... hakkında nitelikli zimmet ayrıca ... hakkında kamu görevlisinin resmi belge zincirleme sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
sanık ..., suçtan zarar görenler vekilleri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler ve karar temyiz edilmekle dosya incelendi;
Suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 1163 sayılı Kanun'un Ek 2/2. maddesi gereğince, sanıklar hakkında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na muhalefet suçundan açılan kamu davalarına katılma ve temyiz hakkı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi kapsamında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi de gözetilerek müdafiinin anılan karara ilişkin temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... ile Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları ancak suçtan zarar gören Hazine vekili aracılığı ile hükümleri temyiz etmiş ise de ardından vermiş olduğu 27.02.2017 havale tarihli Olur yazısı ekli dilekçesiyle temyizden vazgeçtiği gözetilerek incelemenin ... vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen beraat, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ...'ın ise kurulan mahkumiyet hükümlerine temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklardan ... hakkında zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet ile ..., ... ve ... hakkında aynı suçtan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların üzerlerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarının 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 1163 sayılı Kanun'un Ek 2/1-2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, sanıklar ..., ... ve ... haklarında verilen beraat hükümleri açısından zamanaşımını kesen son işlem olan 28.05.2012 ve 14.06.2012 tarihli sorgular; sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden zamanaşımını kesen son işlem olan 06.03.2014 tarihli hüküm; sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü bakımından ise 20.10.2007 olan son suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Zincirleme basit zimmet suçundan sanıklar ... ve ... ile kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1163 sayılı Kanun'un 62. maddesinde yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurlarının kendi kusurlarından meydana gelen zararlardan sorumlu tutulacağı ve suç teşkil eden eylemlerinden ötürü kamu görevlisi gibi ceza görecekleri belirtilip, aynı Kanun'un 58. maddesindeki, ''Anasözleşme, Genel kurula veya Yönetim kuruluna, kooperatifin yönetimini ve temsilini kısmen veya tamamen kooperatif ortağı bulunmaları şart olmayan bir veya birkaç müdüre veya yönetim kurulu üyesine tevdi etmek yetkisini verebilir'' düzenlemesi karşısında, kooperatif ana sözleşmesinin onaylı örneği getirtilerek kooperatife memur atama yetkisinin kime ait olduğu hususunda özel bir hüküm bulunup bulunmadığının irdelenmesi, ana sözleşmede öngörülen usulde bir atama yapılıp yapılmadığının araştırılarak kooperatif yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı tutanaklarının da incelenip sadece 17.11.2008 tarihli ve 18 no'lu yönetim kurulu kararıyla kooperatif işlerini yürüten ...'ın yetkili kooperatif memuru statüsünde bulunup bulunmadığı ve bunun sonucunda 1163 sayılı Kanun'un 62/3. maddesi uyarınca kamu görevlisi gibi cezalandırılmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesi ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda kooperatife ait belgelerin tam olarak dosya arasında bulunmadığı ve hesapların düzenli tutulmadığı belirtilerek 56.699,00 TL kasa açığı hakkında yeterli bir değerlendirme yapılmaması, ödenmediği iddia edilen 67.161,93 TL tutarındaki işçi ücretlerinin ödenmediğine dair tespitin sadece Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacağının belirtilmesi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü Kooperatifler Kontrolörlüğü'nün kooperatifte yaptığı denetim sonucunda düzenlenen 22.10.2010 tarihli ve 13 sayılı inceleme raporunda kasaya kaydı yapılmayan 7.950,00 TL tahsilat ve 39.590,00 TL harcamanın hesaba katılması ile ulaşılan zimmet miktarından mükerrer olarak aynı miktarların mahsup edilmesi ile zimmet miktarının hatalı olarak hesaplanması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi amacıyla, suç tarihine ilişkin kooperatife ait defter, kayıt, belge ve tüm dokümanların eksik olanların da temini suretiyle dosya arasına alınması, kayıtlara göre kooperatifte çalıştığı ve maaş aldığı görülen kişilerin ve kooperatife iş yaptığına dair kayıtlarda faturası olan ve kovuşturma aşamasında düzenlediği faturalar dosya arasına giren kişilerin Kooperatifler Kontrolörlüğü'ne verdikleri ile yargılama aşamasındaki ifadeleri de nazara alınarak çelişkileri giderecek şekilde yeniden beyanlarının alınması sonrasında, dosyanın tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek bilirkişi heyetine tevdi edilip, sanık ...'ın uhdesinde kooperatife ait para bulunup bulunmadığına ilişkin ayrıntılı rapor alınması sonrasında hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yetersiz bilirkişi raporunun dayanak yapılması ve eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sanık ...'ın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen nüfus kaydından hükümden sonra 29.07.2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, bu hususun mahallinde araştırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Kabule göre de;
Yüklenen zimmet ve sahtecilik suçlarını 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık ... hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.