"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/784 Esas, 2017/1689 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM :1)İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2017 tarihli ve 2014/238 Esas, 2017/43 sayılı Kararı ile; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet,
2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 13.09.2017 tarihli ve 2017/784 Esas, 2017/1689 sayılı Kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak zimmet suçundan mahkumiyet.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2017 tarihli ve 2014/238 Esas, 2017/43 sayılı Kararı ile; sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir.
2.Sanık ve katılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 13.09.2017 tarihli ve 2017/784 Esas, 2017/1689 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak sanığın zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile beşinci fıkrası gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, savunma hakkının kısıtlandığını, kendisine ek savunma ... tanınmadığını, maddi olayların tespitinin ve hukuki nitelendirmesinin hatalı olduğunu, ... hukuk kurallarının ihlal edildiğini, kararın bozulması gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekâlet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan ... ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155. maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasının ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin ikinci ve 307. maddesinin beşinci fıkraları gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2024 tarihinde karar verildi.