"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/573 Esas, 2017/1016 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmü kaldırılarak yüklenen suçtan mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan Ticaret Bakanlığı vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Sanığın, katılan kooperatif üyelerine yönelik eylemleri hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmek suretiyle İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan kurulan beraat hükmü kaldırılarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan beraatine dair karara yönelik bir temyiz başvurusunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2016 tarihli ve 2014/312 Esas, 2016/365 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine karar verilmiştir.
2.Katılanlar vekilleri ile Hazine vekilinin istinaf talepleri üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 27.04.2017 tarihli ve 2017/573 Esas, 2017/1016 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmü kaldırılarak sanığın zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. maddesi uyarınca hâk yoksunluğu uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Ticaret Bakanlığı vekilinin temyiz istemi, sanığın zimmet suçunu işlediği sabit olduğundan zimmetine geçirmiş olduğu 83.100 TL hakkında 5237 sayılı Kanun'un 55. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara,
Sanığın temyiz istemi, kooperatif başkanı ... ve başkan yardımcısı ...'ın yazılı talimatı ile kendisi tarafından çekilen paraların kooperatif başkanına ve kasaya iade edildiğine, bu nedenle suç işleme kastından söz edilemeyeceğine, İlk Derece Mahkemesinin takdir ettiği beraat kararını kaldıran İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve katılan Ticaret Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin Kararında sanık ... katılan Ticaret Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2024 tarihinde karar verildi.