Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/521 Esas, 2017/543 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin reddi, düzeltilerek onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

Tebliğnamede sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükme yönelik görüş bildirilmiş ise de 05.05.2017 tarihli ek Karar ile İlk Derece Mahkemesince anılan suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair karara ilişkin sanık müdafiinin ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin reddine karar verildiği ve ek Karara yönelik temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2017 tarihli ve 2016/176 Esas, 2017/18 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3, 5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 18.04.2017 tarihli ve 2017/521 Esas, 2017/543 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme katılan Hazine vekiline vekalet ücreti verilmesine dair bendin eklenmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi

Sanığın veznedar olarak görevlendirilmesinin usul ve yasaya uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığına, veznedar olarak görevlendirilmesinin yönetmeliğe, mevzuata ve Belediye Tahsilat Yönetmeliğine uygun yapılmadığı belirlendiği takdirde sanığın eyleminin zimmet suçunu oluşturmayıp değişen suç vasfına göre 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesindeki suçu oluşturabileceğine, aynı Kanun'un hak yoksunluklarına ilişkin 53/1-a maddesi yerine 53/1-e maddesi hükümlerinin sanık hakkında uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanığın talebi olmadığı halde uzmanlık alanı dışındaki veznedarlık işine yeterli eğitimi olmadan görevlendirildiğine, belgelerin iğfal kabiliyetinin bulunmadığına ve bu nedenle nitelikli zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığına, İlk Derece Mahkemesi hükmü sonrası Hazinenin dosyaya katılan olarak eklenmesi ile vekalet ücreti talebinin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

.... Belediyesinde memur olan ve belediye başkanı tarafından 07.02.2011 tarihli yazıyla Mali Hizmetler Müdürlüğü veznesinde tahsildar olarak görevlendirilen sanığa bu işin verilmesine engel bir mevzuat hükmünün bulunmaması nazara alındığında suç vasfının zimmet olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinde suçun zincirleme şekilde işlenmesi halinde cezanın 1/4'ten 3/4'üne kadar artırılabileceği öngörülmüş olup, zincirleme suç nedeniyle artırım yapılırken, aynı Kanun'un 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenleme gereğince, benzer olaylarla karşılaştırıldığında suç ile ceza arasındaki dengeyi bozmayacak ve hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşacak bir artırım oranı belirlenerek ceza tayin edilmesi gerektiği dikkate alınmadan, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sırasında eylem sayısı dikkate alınarak 1/4 oranından uzaklaşılmak suretiyle artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde, fıkra ve bendindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında bu bentteki hâk ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, aynı madde ve fıkranın "e" bendindeki hâk ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,

Kovuşturma aşamasında katılma talebinde bulunmayan ve davaya katılmasına karar verilmeyen Hazinenin kanun yolu muhakemesinde lehine vekalet ücreti hükmolunamayacağının gözetilmemesi,

Hukuka aykırı görülmüş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi Kararının (2) numaralı hüküm fıkrasının (7) paragrafında yer alan ''53/1-e'' ibarelerinin ''53/1-a'' şeklinde değiştirilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararına eklenen Hazine lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin ibarelerin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.09.2025 tarihinde karar verildi.

***