"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3408 Esas, 2018/2285 Karar
SUÇ : Nitelikli zimmet, nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma, denetim görevinin ihmali
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2018/3408 Esas, 2018/2285 sayılı Kararının sanık ... müdafii ile katılan ... suçtan zarar gören vekillerinin temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Tebliğname başlığında isimlerine yer verilen sanıklar ..., ... ve ... haklarında ilk derece mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında temyiz incelemesine konu görevi kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık ve denetim görevinin ihmali suçlarının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1, 251/2, 158/1-e maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırının on yıldan az olması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g bendinde yer verilen; "On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları"n temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile atılı suçların, aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, bu suçlar yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının, hükümlerin vekalet ücreti bakımından düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararlar kesin nitelikte olduğundan, bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin, keza Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre sanık ...'a isnat edilen zimmet suçundan doğrudan zarar görmeyen ...Başkanlığının bu suç yönünden kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, ... vekilinin, sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, sanık ... müdafiinin ve suçtan zarar gören Ticaret Bakanlığı vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanık ...'ın 31.01.2025 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve suçtan zarar gören vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip, aynı Kanun'un 303/1-a maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.06.2025 tarihinde karar verildi.