Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/230 Esas, 2020/343 Karar

SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, irtikap, rüşvet alma ve rüşvet verme

HÜKÜMLER : Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık, ... hakkında rüşvet verme suçlarından beraat, sanık ... hakkında irtikap suçundan açılan kamu davasında ölüm nedeniyle ve sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında ise eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşme

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Hazinenin nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığından bu suçtan sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik vekili aracılığı ile vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Dairemizin 09.07.2020 tarihli ilamıyla irtikap, rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından açılan kamu davalarına da katılmasına karar verilen Hazinenin gerekçeli karar başlığında suçtan zarar gören olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.

1) Sanıklar ... ve ... hakkında verilen düşme hükümlerinin temyiz incelemesinde;

Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen düşme hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

2) Sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün temyiz incelemesinde ise;

Sanığın rüşvet verdiği iddia edilen kamu görevlisi sanık ...'ın fiilinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki oluşa uygun kabul dikkate alındığında; eyleminin görevi kötüye kullanma suçuna azmettirme suçunu oluşturabileceği, bu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***