Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/131 Esas, 2021/67 Karar

SUÇLAR: İhaleye fesat karıştırma, rüşvet alma ve rüşvet verme, rüşvet almaya teşebbüs

HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine, diğer sanıklar hakkında atılı suçlardan beraatlerine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, keza 3628 sayılı Kanun'un gerek 7417 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi gerekse değişiklik sonrası 18. maddesinde "... ilgili kamu kurum veya kuruluşlarına bildirilir." hükmünün yer aldığı, kamu görevlisi olmayan sanıklar ... ve ... bakımından ..., ..., Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ilgili kamu kurumu sayılamayacağı, açıklanan nedenlerle adı geçen sanıklar hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen anılan bakanlıkların katılma ve verilen hükümleri temyiz haklarının olmadığı, ayrıca Sağlık Bakanlığının çalışanı olmayan kamu görevlisi sanıklar bakımından da açılan kamu davalarına katılması mümkün olmayıp verilen hükümleri temyiz etme yetkisinin bulunmadığı, söz konusu bakanlıkların usulsüz olarak kamu davasına katılmasına karar verilmesinin de hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, vekillerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılanlar ... ile ... vekillerinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere, katılan ... vekilinin ise tüm hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık ... hakkında rüşvet alma ve rüşvet almaya teşebbüs, sanık ... hakkında rüşvet alma ve sanıklar ... ile ... hakkında ise rüşvet verme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;

Rüşvet teklifine konu eylemlere ilişkin ihaleye fesat karıştırma suçları zamanaşımına uğradığından, rüşvet verme, rüşvet alma ve rüşvet almaya teşebbüs suçlarının faillerinin meşru zeminde olduğunun kabulü gerekeceği, bu itibarla kamu görevlisi olan sanıklar hakkındaki isnatların sübutu halinde suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) mülga 257/3. madde ve fıkrasında düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanıklara yüklenen rüşvet verme eylemlerinin ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme olacağı, bu suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan Kasım 2005 ve Ocak 2006 tarihleri ile hüküm tarihi arasında ilaveli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,

Kanuna aykırı, katılanlar Hazine, ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Sanık ... hakkında ölüm nedeniyle verilen düşürülme hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Kamu davalarının ölüm nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, katılanlar Hazine, ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının (A) bendinde yer alan "düşürülmesine" ibaresinin "düşmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***