"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Müteselsilen ihtilasen zimmet
...
Müteselsilen ihtilasen zimmet suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; eylemlerinin lehe olan 5237 sayılı TCK'nin 247 ve 204/2. maddelerine göre zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarını oluşturduğu kabulüyle mahkumiyetine dair Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25/06/2019 tarihli ve 2018/425 Esas, 2019/280 sayılı Kararın sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18/02/2021 tarihli ve 2020/3739 Esas, 2021/676 sayılı Kararı ile onanması yönündeki ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/05/2021 tarihli ve KD-2021/55958 sayılı yazısı ile itiraz isteminde bulunulması üzerine dosya Daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, sanık hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin kurulan mahkumiyet hükmü yönünden 765 sayılı TCK'nin 339/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık asli ve ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 29/04/2005 ile 18/02/2021 tarihli onama kararı arasında 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle düşme kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle sahtecilik suçundan verilen onama kararına itiraz edildiği görülmüştür.
765 sayılı Yasa döneminde zimmet amacıyla işlenen sahtecilik suçunun nitelikli zimmetin unsuru olduğu, 5237 sayılı Yasa'nın 212. maddesine göre ise ayrı bir suç oluşturduğu, sanık hakkında lehe kanun değerlendirmesi sonucu verilen mahkumiyet hükümlerine konu eylemlerin 5237 sayılı TCK'nin 247/1-2 ile aynı Kanun'un 204/2. maddelerine göre zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarını oluşturduğu, benzer bir olay nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/09/2013 tarihli ve 2013/2-499; 2013/375 sayılı Kararında da ifade edildiği üzere, bu suçlara ait dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi gerektiği nazara alınarak, somut olayda sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nin 204/2. maddesindeki kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun 5237 sayılı TCK'nin 66/1-d ve 67/4. maddelerinde belirtilen 22 yıl 6 aylık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi bulunduğu ve dosya kapsamında son suç tarihi olan 29/04/2005 ile Dairemizce verilen 18/02/2021 tarihli onama kararı arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği kabul edilmelidir.
Yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler ışığında yapılan değerlendirme sonucunda; Dairemizce verilen onama kararı usul ve yasaya uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile değişik CMK’nin 308/3. maddesi uyarınca İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİNE 01/07/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.