Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

Katılan vekilinin süresinden sonra vaki yasal koşulları da bulunmayan duruşma talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, müvekkili olan katılandan, icra yolu ile tahsil etmek amacıyla almış olduğu senedi icraya koymak ve ihtiyati haciz başlatmak için masraf olarak almış olduğu 78.000 TL'nin 45.000 TL'lik kısmını ihtiyati hacze yönelik teminat parası olarak kullanıp, kalan kısmı müvekkiline iade etmediği gibi teminat için alınan 45.000 TL'yi bu tutarı daha sonra mahkeme veznesinden geri alıp katılana vermeyerek uhdesinde tuttuğu ve katılanın talebine rağmen iade etmediği iddiası ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında; sanığın, katılanla aralarındaki avukatlık sözleşmesine dayanarak hapis hakkını kullandığını, katılana iade etmekle yükümlü olduğu bir tutar olmadığını savunması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir tereddüde yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılabilmesi ve belirlenebilmesi bakımından, sanığın katılan adına vekil sıfatı ile takip ettiği icra takibi dosyasının celp edilmesi sonrasında, iddia ve hapis hakkına ilişkin savunma nazara alınarak, dava konusu paraların tahsil edildiği tarih itibarıyla sanığın müvekkili katılandan muaccel hale gelmiş vekalet ücreti alacağı olup olmadığı, varsa miktarı, uhdesinde katılana ait bir paranın bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi raporu aldırılıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonrasında, eyleminin sübutu halinde Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile savunmaya itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***