Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2012/192 Esas, 2016/57 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.03.2003 tarihli ve 2003/5-41 Esas, 2003/54 sayılı Kararında belirtildiği üzere; Haymana Belediye Başkanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesi kapsamında sanıklara yüklenen suçtan doğrudan zarar görmediği, bu itibarla mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının, aynı Kanun’un 260/1. madde ve fıkrası gereği de bu suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvuruların kapsamına göre incelemenin sanıkların haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık ...'in hükümden sonra 11.06.2020 tarihinde vefat ettiği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, bu hususta bir karar verilmesi lüzumu ile dava konusu ihaleler nedeniyle ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar oluşmadığının anlaşılması karşısında, iddianamedeki 1 ve 8 numaralı olaylar yönünden sanıklara yüklenen eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturabileceği, sanıklara yüklenen diğer eylemlerin ise aynı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği ve bu suçların ilgili maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4 maddelerine göre 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 2006 tarihi ile inceleme günü arasında soruşturma izni için geçen durma süreleri eklendiğinde dahi 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkında açılan kamu davalarının ise zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***