Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/91 Esas, 2015/619 Karar

SUÇ : Tefecilik, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu itibarla Hazinenin 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, ...'nin tefecilik suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığından, bahsi geçen suçlara yönelik vekillerinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, ...'nin sanıklara isnat edilen 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkı bulunduğu nazara alınarak, incelemenin katılan Hazine vekilinin tefecilik; katılan ... vekilinin 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanıkların üzerlerine atılı gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçunun 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesinde; tefecilik suçunun ise suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddesinde öngörülen cezalarının üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 30.04.2010 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***