"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/254 Esas, 2016/62 Karar
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, Defter, kayıt ve belgeleri gizleme, tefecilik
HÜKÜMLER : Sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından mahkumiyet, tefecilik suçundan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Hilvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/62 sayılı Kararının O yer Cumhuriyet savcısı ile şikayetçi Şanlıurfa Vergi Dairesi Başkanlığı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Şikayetçi Şanlıurfa Vergi Dairesi Başkanlığına 24.11.2015 tarihinde usulüne uygun olarak iddianameler ve duruşma günü tebliğ edildiği halde, davaya usulen katılıp katılan sıfatını almadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca O yer Cumhuriyet savcısının hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca açıklanan husus dışında temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hilvan Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.09.2015 tarihli ve 2014/931 Soruşturma, 2015/210 Esas, 2015/207 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme ve sahte fatura düzenleme suçlarından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi gereğince her bir suç için dört kez cezalandırılması ile hak yoksunlukları uygulanması talebiyle, yine Hilvan Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2015 tarihli ve 2014/935 Soruşturma, 2015/263 Esas, 2015/260 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmış, tefecilik suçuna ilişkin 2015/293 Esas sayılı davanın 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından açılan 2015/254 Esas sayılı dava ile birleştirilerek yargılamanın yürütülmesine karar verilmiştir.
2. Hilvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/62 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un ikinci maddesinin (c) bendi gereğince beraatine; 2011, 2012 ve 2013 yılları içerisinde sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince üç kez olmak üzere 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunlukları uygulanmasına; defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 51 inci maddeleri gereğince erteli 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi; defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan eksik ceza tayini yapıldığı, sahte fatura düzenleme suçu tefecilik suçunu işlemek amacıyla işlendiğinden kararın çeliştiği ve tefecilik suçundan beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu nedenlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında iş yerindeki Point of Sale (POS) cihazlarını kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması veya kredi kartı borçlarının aktarılması amacıyla kullandığı, bu çerçevede sahte satış faturaları düzenlediği, yaptığı işlemlerden komisyon aldığı, inceleme kapsamında soruşturma aşamasında ifadelerine başvurulan şahısların bu hususu teyit ettiği, ayrıca söz konusu yıllara ilişkin tasdik ettirilen defter ve belgelerin sanıktan istendiği halde ibraz edilmediği, böylelikle üç kez sahte fatura düzenleme ve bir kez defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına, tefecilik suçu yönünden sanığın kastı bulunmadığından beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında tefecilik ve sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan hükümlerde gerekçe bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık hakkında tefecilik suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde;
Sanığın, iş yerinde herhangi bir alışveriş yapılmadığı halde, alışveriş yapılmış gibi kendisine para ihtiyacı nedeniyle başvuran şahısların hamili oldukları kredi kartları ile POS cihazı aracılığıyla işlem yapıp, gerçek olmayan bu alışveriş tutarlarından belli bir komisyon kesintisi yaparak geriye kalan kısmı nakit olarak ödeme biçiminde gerçekleştirdiği eylemlerinin, bankaya komisyon ödememesi veya kredi kartı sahiplerinden aldığı komisyon miktarından az ödemesi halinde, kazanç elde etmek maksadıyla başkasına ödünç para verme niteliğinde olacağı gözetilerek, öncelikle vergi tekniği raporunda kullanıldığı tespit edilen POS cihazlarına ilişkin suç tarihlerini kapsayacak şekilde hesap dökümlerinin getirtilmesi, suç tarihlerine göre POS cihazından yapılan alışverişler karşılığında bankaya komisyon ödenip ödenmediği, ödenmiş ise miktarlarının sorulması, hesap dökümlerinde adı geçen kişilerden suçu aydınlatmaya yeterli olacak kadarının tanık sıfatıyla dinlenilerek dava konusu olay hakkındaki beyanlarının alınması ile gerçekten sanığın iş yerinden alışveriş yapıp yapmadıkları ve varsa ödenen komisyon oranının belirlenmesi, keza sanığın POS tefeciliği yapıp yapmadığına dair kolluk marifetiyle gizli ve ayrıntılı araştırma yaptırılması sonrasında hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi uyarınca aynı eylem ile kanunun birden fazla hükmünün ihlal edilmesi halinde fikri içtima hükümlerinin uygulanabileceği ancak 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında sayılı suçları oluşturan eylemler ile 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrasındaki suçu oluşturan eylemlerin aynı olmaması karşısında fikri içtima şartlarının oluşmadığı gözetilmeden eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
B. Sanık hakkında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin üç, dört, beş ve altıncı fıkraları uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararlarda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Hilvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/62 sayılı Kararına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Hilvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/62 sayılı Kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden, sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçları yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.