"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/913 Esas, 2014/27 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Buca Belediye Başkanlığının katılma hakkı olmadığı, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığı, suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği açılan kamu davasına katılma ve temyiz hakkının olduğu ancak suçtan zarar gören Bakanlığın 26.04.2021 günlü tebligat ile hükümden haberdar edilmesine rağmen vekilinin yasal temyiz süresi geçtikten sonra 21.05.2021 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, suçtan zarar gören Bakanlık ile şikayetçi ... vekillerinin temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 25.12.2013 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.