"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/78 Esas, 2016/99 Karar
SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma, taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan beraat, katılan sanık ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, diğer sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan sanık ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. madde ve fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun'un 231/12. madde ve fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek, katılan sanığın bu husustaki temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile dosyanın bu yönden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, incelemenin katılan sanığın diğer sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ve taksirle yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara isnat edilen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2., taksirle yaralama suçunun ise aynı Kanun'un 89/1. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 07.06.2013 ve 20.11.2013 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.