"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/348 Esas, 2015/407 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında suçtan doğrudan zarar görmeyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davaya katılmasına yasal olanak bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesine göre vekilinin anılan suçtan verilen hükme ilişkin temyiz talebinin REDDİNE, incelemenin; müdafiinin sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarıyla SINIRLI YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nde yapılan sorgulamada; sanık hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2020/2748 Esas, 2020/2827 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararına konu Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2016/441 Esas, 2020/169 sayılı Kararı ile görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün dava zamanaşımını kestiği ve sanık hakkında benzer nitelikteki eylemlerinden dolayı aynı suçtan kamu davaları açıldığının anlaşılması karşısında, tüm mevcut davaların araştırılarak, derdest ise birleştirilmesini, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesini müteakip, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığı ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, sanığa isnat edilen eylemlerden hangilerinin teselsül kapsamında kabul edildiğinin gerekçeleriyle birlikte açıklanıp karar yerinde gösterilmesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3 ve 61. maddeleri de nazara alınarak sanığa aynı Kanun'un 257. maddesi gereğince verilecek cezadan 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra varsa kesinleşen dava dosyalarından verilen cezaların mahsubu ile oluşursa aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi durumunda ise ayrı cezalar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/3 ve 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddelerine muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.