Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi (Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesi)

SAYISI : 2012/742 Esas, 2013/774 Karar (2012/708 Esas, 2013/371 Karar)

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nde yapılan sorgulamada; sanık hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 01.06.2018 tarihli ve 2018/1750 Esas, 2018/1741 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararına konu Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2018 tarihli ve 2018/124 Esas, 2018/217 sayılı Kararı ile görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün dava zamanaşımını kestiği ve sanık hakkında benzer nitelikteki eylemlerinden dolayı aynı suçtan kamu davaları açıldığının anlaşılması karşısında, tüm mevcut davaların araştırılarak, derdest ise birleştirilmesini, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesini müteakip, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığı ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, sanığa isnat edilen eylemlerden hangilerinin teselsül kapsamında kabul edildiğinin gerekçeleriyle birlikte açıklanıp karar yerinde gösterilmesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3 ve 61. maddeleri de nazara alınarak sanığa aynı Kanun'un 257. maddesi gereğince verilecek cezadan 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra varsa kesinleşen dava dosyalarından verilen cezaların mahsubu ile oluşursa aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi durumunda ise ayrı cezalar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***