Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/206 Esas, 2018/59 Karar

SUÇ: İcbar suretiyle irtikap

HÜKÜM: Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesinde, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.

Sanık hakkında iddianame yerine geçen görevsizlik kararıyla icbar suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davasında Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 17.09.2009 tarihli ve 2009/141 Esas, 2009/183 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına tebliğ edilmeksizin 25.09.2009 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine temyiz incelemesine konu 22.02.2018 tarihli hükmün kurulduğu, ancak yukarıdaki açıklamalara nazaran kararın henüz kesinleşmediği gözetilerek yapılan incelemede;

Sanığa isnat edilen eyleme ilişkin mahkemece oluşa uygun olarak vasıflandırması yapılan görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunun, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/3. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 17.05.2007 tarihli mahkumiyet hükmü ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği dikkate alınarak kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***