"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2018/195 Esas, 2018/854 Karar
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Zamanaşımı nedeniyle düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklardan ...'nın 24.01.2022 tarihinde hükümden sonra öldüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, bu hususta bir karar verilmesi lüzumu ile diğer sanıkların üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, atılı suça ilişkin olarak mahkemece kamu davalarının suç ve hüküm tarihi arasında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşmesine karar verilmiş ise de, soruşturma iznine ilişkin durma süreleri eklendiğinde hüküm tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolmadığı ve yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak hükümden sonra durma süreleri eklendiğinde dahi ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alındığında, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkında açılan kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.