Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/407 Esas, 2022/441 Karar

SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma, 1163 sayılı KooperatiflerKanunu'na muhalefet

HÜKÜM : Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında nitelikli zimmet suçundan beraat, ..., ... ve ... hakkında basit zimmet, ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma, ..., ..., ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından düşme

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklara isnat edilen görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na muhalefet suçlarından doğrudan zarar görmeyen Hazinenin bu suçlar açısından kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, Hazinenin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik vekili aracılığıyla yapmış olduğu temyiz talebinin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet, görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması, Dairemizin 14.04.2022 tarihli bozma ilamına konu temyiz dilekçesinin katılma iradesini göstermesi ve hükümlerin vekili tarafından süresinde temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak katılma talebinin kabulüne, incelemenin katılanlardan Hazine vekilinin zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine, ... vekilinin kurulan tüm hükümlere ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2005 tarihli ve 2005/679 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar Emine Doyar ve ... hakkında açılan kamu davaları ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2007 tarihli ve 2007/21495 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında açılan kamu davasında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, adı gaçen sanıklar yönünden mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

Tebliğname'de ismi geçen sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında temyiz bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;

1-Sanıklardan ... ve ... hakkında zimmet, ..., ..., ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na muhalefet, ... hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından verilen düşme kararları ile ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen düşme ve beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

2-Sanık ... hakkında zimmet suçlarından verilen beraat ve düşme ile görevi kötüye kullanma suçundan verilen düşme kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen nüfus kaydından sanığın hükümden sonra 21.01.2025 tarihinde vefat ettiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.10.2024 tarihli ve 2021/288 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilâmı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasıyla ilgili düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davalarının aynı Kanun'un 322 ve 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanığın ölümü sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***