"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli zimmet
HÜKÜM : Eylemin basit zimmet olarak kabulüyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde vasisi bulunduğu kardeşi ...'ye ait banka hesabındaki parayı Sulh Hukuk Mahkemesinden izin almaksızın şahsi borcunu ödemek amacıyla... isimli şahsın hesabına aktarmak suretiyle maledindiği isnadıyla nitelikli zimmet suçundan açılan davada; sanığın savunmasında, kısıtlı ... ile birlikte ortağı oldukları ...Limited Şirketi adına...'dan borç aldığını ve bu nedenle dava konusu parayı ödediğini belirtmesi karşısında; adı geçen... tanık olarak dinlenerek, söz konusu borcun şirket adına verilip verilmediği sorulduktan sonra şirkete verildiğinin belirtilmesi halinde ilgili firmanın defterleri getirtilip incelenerek bu borca ilişkin bir kaydın yer alıp almadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 06.05.2014 tarihli ilamı ile bozulan 16.03.2010 tarihli ilk hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olmasına nazaran, kazanılmış hak nedeniyle sanık hakkında infazı gereken sonuç cezanın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince 1 yıl 6 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesine karar verilmesi gerekirken, sanığın 1 yıl 6 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunması,
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/5. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak niteliğinde olduğu ve 16.03.2010 tarihli aleyhe temyiz bulunmayan hükmün Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 06.05.2014 tarihli ve 2012/16657 Esas, 2014/8949 Karar sayılı ilâmıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla bozulmasına karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.