"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/303 Esas, 2015/246 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve vekilleri tarafından hükmün 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları, katılan ... vekilinin temyiz isteminin vekalet ücretine münhasır olduğu ancak temyiz aşamasında vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilerek yapılan incelemede;
Suç tarihlerinde Sınırlı Sorumlu ...Köyü Sulama Kooperatifinin başkanı olarak görev yapan sanığın, kooperatifin bir kısım gelirlerini kayıtlara geçmemek ve yapılmayan ödemeleri yapılmış gibi göstermek suretiyle 14.605 TL ve kasada bulunması gereken 1.370 TL olmak üzere toplamda 15.975 TL'yi uhdesinde bulundurduğunun iddia ve kabul edildiği; olayda; ...Ltd Şirketine 5.500 TL ödememesine rağmen ödemiş gibi kayıt tutulması ve otobüs satışına dair tanık ...'ın 2.000 TL ödeyip kayıtlara geçmediği iddialarına ilişkin olarak ...Ltd Şirketi yetkilisinin tanık olarak dinlenerek ve kayıtlarının getirtilerek 5.500 TL'nin sanık tarafından bu şirkete ödenip ödenmediği ve tanık ...'ın ödemiş olduğu parayı başkan yardımcısı ...'ye ödediğini belirtmesi karşısında bu husus araştırılıp paranın kayıtlara geçip geçmediğinin tespiti ile Sayıştay Emekli uzman denetçilerinden alınacak, her bir isnadı, savunmayı nazara alarak detaylıca irdeleyen ve kooperatifin suç tarihlerindeki tüm gelir ve giderlerini karşılaştırmak suretiyle sanığın uhdesinde para kalıp kalmadığını belirleyen bilirkişi raporu alınması sonrasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 249. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine dayanak yapılarak yetersiz bilirkişi raporu eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın, kooperatif gelirlerini kayıtlara geçmemek ve kooperatifin ödenmeyen borçlarını da ödenmiş gibi göstermek suretiyle işlediği kabul edilen eylemlerinin ödeme yapan ya da alacaklı durumdaki kişilerin beyanlarına başvurularak belirlenebileceğinden, suçun sübutu halinde, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirildiği ve eylemin nitelikli zimmet olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu sanık hakkında basit zimmet suçundan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
Yüklenen suçun 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının değerlendirilmesi lüzumu, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince ele alınması için ilgili Mahkemeye ihbarda bulunulmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.