Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/140 Esas, 2015/62 Karar

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanıklar müdafiileri

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Suç tarihinde kooperatif yönetim kurulu başkanı ve üyeleri olan sanıkların hileli davranışlarla gerçekleştirdikleri mal edinme eylemlerinin nitelikli zimmet vasfında olduğu gözetilmeksizin basit zimmet suçundan cezalar tayin edilmesi ile atılı suçu farklı zamanlarda birden çok kez işledikleri kabul edilmesine rağmen haklarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından, zimmet miktarı olarak kabul edilen 75.000 TL'nin suç tarihindeki ekonomik koşullar ve Dairemiz uygulamalarına göre değer azlığı sınırı üzerinde kalması karşısında yargılama konusu yapılan 48.003,98 TL'nin sadece sanık ... tarafından mal edinildiği iddia edildiği halde her iki miktarın toplamı olan 123.003,98 TL'nin tüm sanıkların uhdelerinde bulunduğu kabul edilerek hükümler kurulması sanıklar hakkında temel cezaların alt sınırdan tayin edilmiş olması nedeniyle bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması ve sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan İpsala Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/56 Esas sayılı dosyası kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesi gereğince ele alınması için ilgili Mahkemeye ihbarda bulunulması yönünden mahallinde işlem yapılması mümkün bulunmuş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar hakkında, (d) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına yönelik aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında süre belirtilmeksizin hükmolunan cezanın yarısı kadar denilmek suretiyle yasaklılık süresi bakımından infazda tereddüt oluşturulması,

Kanuna aykırı, sanık ... ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın "5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanıkların aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan takdiren 2 yıl 1 ay süreyle yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA 11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***