Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/450 E., 2021/845 K.

SUÇ : Zincirleme tefecilik, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na (5464 sayılı Kanun) muhalefet

HÜKÜM : Sanık ... hakkında zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet, sanıklar hakkında 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ceza verilmesine yer olmadığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/1. maddesine göre 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma ile aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından Hazine vekilinin 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin tefecilik suçuna yönelik katılan Hazine vekilinin vekalet ücretine hasren vaki ve müdafiinin sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin gerekmesi, bu bağlamda, tanıkların Point Of Sale (POS) cihazı kullanarak komisyon karşılığı nakit aldıklarını beyan ettiği ... Otomotiv'de sigortalı olarak çalışan sanığın tefecilik yapmadığı savunması ve dosyadaki mevcut ifadelerden tanıkların parayı kimden aldıklarına dair bir açıklık bulunmaması karşısında maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanık ...'in zincirleme tefecilik suçuna iştirak edip etmediği hususunda dosyada bilgisine başvurulan tanıkların tekrar dinlenerek sanık ...'den komisyon karşılığı nakit para alıp almadıkları veya suça iştirak edip etmediği tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***