Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/3560 Esas, 2019/908 Karar

SUÇ : Zincirleme basit zimmet

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... hak.), İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak atılı suçtan beraatlerine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (sanıklar ..., ..., ... ve ... hak.)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2018 tarihli ve 2011/189 Esas, 2018/310 sayılı Kararı ile zincirleme basit zimmet suçundan sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1 ve 62. maddeleri gereği 7 yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Sanıklar müdafiilerinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmadan yapılan inceleme neticesinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.04.2019 tarihli ve 2018/3560 Esas, 2019/908 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendine göre beraatlerine karar verilmek suretiyle aynı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62/2. maddesine göre yönetim kurulu üyelerinin de zarardan sorumlu olduğu gözetilmeden haklarında kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak beraatlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi

Müvekkili sanığın defter, kayıt ve muhasebe işerinden anlamaması nedeni ile zimmet kastı ile hakaret etmesinin beklenemeyeceği göz önünde bulundurularak hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;

5271 sayılı Kanun'un "Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma" başlıklı 280. maddesinde;

"(1)Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra;

a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,....

Karar verir" şeklinde düzenleme yer almaktadır.

Aynı Kanun'un "Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâller, hukuka aykırılığın düzeltilmesi" başlıklı 303. maddesinde ise;

"(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir:

a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse," düzenlemesine yer verilmiştir.

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.05.2023 tarihli ve 2022/7-315 Esas, 2023/322 sayılı Kararında "Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığa atılı suçun unsurları oluşmadığından bahisle beraatine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu",

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 05.07.2022 tarihli ve 2021/9-359 Esas, 2022/528 sayılı Kararında da "Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde ilk derece mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ... sanık ... suça sürüklenen çocukların beraatlerine karar verebileceği",

Belirtilmiştir.

Yukarıda zikredilen kanun hükümleri ve Ceza Genel Kurulu kararları ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Tebliğname'deki, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan yapılan yargılama neticesinde yazılı şekilde karar verilemeyeceği gerekçesiyle kararın bozulması talebini içeren görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaatinin usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın hükümden sonra 20.12.2023 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

III. KARAR

A.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle hükümlerde katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B.Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip, aynı Kanun'un 303/1-a maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2025 tarihinde karar verildi.

***