Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/2165 E., 2019/359 K.

SUÇTAN ZARAR GÖREN : Milli Savunma Bakanlığı

SUÇ : Zincirleme basit zimmet

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Milli Savunma Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Sanık hakkında zimmet suçundan verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılanlar Hazine ve Bakanlık vekillerinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2017/454 Esas, 2018/269 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/2165 Esas, 2019/359 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1-Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi; suçun işlendiği açık iken eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın yerinde olmadığına, bozmayı gerektirdiğine ilişkindir.

2-Katılan Bakanlık vekili; eksik inceleme ve değerlendirme ile beraat kararı verildiğini, sanığın askerliğe elverişli olmamasının eylemin varlığı üzerinde bir etkisinin olmadığını, kararın bozulması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Sanığın yargılama konusu eyleminin sübutu halinde 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 131. maddesinde düzenlenen eşyayı ve malları çalan, satan, rehine veren ve alanlar suçunu oluşturacağı, bu suçun aynı maddenin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezasının üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmıştır.

2.Dosya kapsamına göre zamanaşımı kesen son işlemin 04.05.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.05.2025 tarihinde karar verildi.

***