"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1605 Esas, 2019/2443 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : İçişleri Bakanlığı
SUÇLAR : Rüşvet alma (sanık ... hakkında), rüşvet verme (sanık ... hakkında)
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler kaldırılarak sanıkların atılı suçlar yönünden beraatlerine karar verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve sanık ... hakkında bu suçtan kurulan hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde bu suç açısından müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre İçişleri Bakanlığının kamu görevlisi olmayan sanık ...'a isnat edilen rüşvet verme suçundan doğrudan zarar görmediği, anılan suç bakımından kamu davasına katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılanlardan Hazine vekilinin her iki sanık hakkında kurulan hükümleri, İçişleri Bakanlığı vekilinin ise sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan verilen hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/107 Esas, 2019/112 sayılı Kararı ile sanıklardan ... hakkında rüşvet verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 254/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, ... hakkında ise rüşvet alma suçundan aynı Kanun'un 252/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53/1-2-3. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluğu hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/1605 Esas, 2019/2443 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafiinin ve katılan Hazine vekilinin istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü ile ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümlerin kaldırılarak atılı rüşvet verme ve rüşvet alma suçlarından sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıkların savunmalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığına ve atılı suçları işlediklerinin sabit olduğuna, eksik inceleme sonucu verilen beraat kararlarının bozularak sanıkların cezalandırılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
2.Katılan İçişleri Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olup bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerinin usul ve kanuna uygun olması karşısında, katılanlar Hazine ile İçişleri Bakanlığı vekillerinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle İçişleri Bakanlığı vekilinin sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, hükümlerde katılanlar Hazine ile İçişleri Bakanlığı vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.02.2025 tarihinde karar verildi.