"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/193 Esas, 2018/487 Karar
SUÇ : İcbar suretiyle irtikap, kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi, haksız arama, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi, haksız arama ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından açılan kamu davalarına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkı olmadığı, Dairemizin 04.03.2014 tarihli ve 2013/15711 Esas, 2014/2347 Karar sayılı bozma ilamında da Hazinenin irtikap suçundan açılan kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verildiği, bu itibarla kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi, haksız arama ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerini temyiz yetkisi bulunmadığından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Hazine vekilinin anılan suçlara ilişkin temyiz isteminin REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin irtikap suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin adı geçen sanıklar ile sanık ...'un hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanıklar Hasan ve Murad hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmiş, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanık ... müdafii ile sanık ...'un temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi ve sanıklar .... ve ..... hakkında irtikap suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli, 2014/118 Esas ve 2016/208 sayılı Kararında da benzer şekilde belirtildiği üzere, irtikap ve kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçları ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olması karşısında, bu suçların mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin suçun mağduru değil, zarar göreni olacağı nazara alınarak, sanıklar hakkında tek suçtan hüküm kurulup zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanmak suretiyle artırım yapılarak ceza belirlenmesi yerine her bir mağdura yönelik olarak icbar suretiyle irtikap ve kamu görevinin usulsuz olarak üstlenilmesi suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 250/4. maddesinin uygulanabilmesi için mağdurların ve katılanın sanıklara sağladığı menfaatin değil, sanıkların mağdurlar ve katılandan temin etmek istedikleri menfaatin önemli olduğu, somut olayda sanıkların katılan ve mağdurlardan 1.500 TL ve 2.000 Dolar tutarında para istedikleri ve irtikaba konu bu değerin fazla olması nedeniyle de 5237 sayılı Kanun'un 250/4. maddesinin sanıklar hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen irtikap suçundan açılan kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
3-Sanık ... hakkında irtikap ve haksız arama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığın hükümden sonra 04.03.2019 tarihinde vefat ettiği UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek, sanık ... hakkındaki kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla ve sanık ... bakımından da sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.