"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/84 Esas, 2014/260 Karar
SUÇLAR : Zimmet (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), resmi belgede sahtecilik (..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), denetim görevinin ihmali (sanık ... hakkında), görevi kötüye kullanma (sanık ... hakkında)
HÜKÜMLER : Beraat (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan), mahkumiyet (diğer sanıklar hakkında atılı suçlardan), sanık ... müdafiinin temyiz isteminin reddine dair ek Karar
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiileri, sanıklar ..., ..., ..., ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar ... ve ... müdafiileriin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat ile ... hakkında aynı suçtan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1)Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında aynı suçtan kurulan beraat hükümleri ile müdafiinin sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz isteminin reddine dair ek Karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün bulunmuş, yüklenen suçu, bir suçu işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği anlaşılan sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerini içeren 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık ... hakkında, aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında, (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, 53. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tüm hak ve yetkileri kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın "5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işleyen sanığın aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan 5 yıl süreyle yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan sanık ... hakkında kurulan hükmün DÜZELTİLEREK, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle diğer sanıklar hakkında verilen beraat hükümleri ve temyiz isteminin reddine dair 19.02.2015 tarihli ek Karar usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O yer Cumhuriyet savcısının, sanıklar ... ve sanık ... müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ve ek Kararın ise DOĞRUDAN ONANMASINA,
2)Sanıklardan ... hakkında zimmet, ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ... hakkında denetim görevinin ihmali ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklardan ...'in hükümden önce 10.08.2012 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından ayrıca diğer sanıklara isnat edilen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna konu, imha edilmeyen ekmeklere yönelik imha edilmiş gibi tutanak tutulması şeklindeki eylemlerin; bahse konu ekmeklerin bayat ekmekler olması ve satıldığına ya da başka amaçla kullanıldığına dair delil bulunmaması karşısında, kayıtların tutulmasında gerekli özeni göstermeme olarak kabulüyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu suç ile sanık ...'a isnat edilen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun ve sanık ...'a isnat edilen denetim görevinin ihmali suçlarının 5237 sayılı Kanun'un 257/1, 257/2. ve 251/2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 12.12.2014 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği tespit edildiğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm, diğer sanıklar haklarındaki kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
3)Sanıklardan ... hakkında zimmet, ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinde Kahramanmaraş Belediyesine ait ekmek fabrikasında gıda teknikeri olarak çalışan sanık ...'ın, fabrika satış mağazasında Halk Ekmek Fabrikası müdürü olan sanık ...'in talimatı ile satış işi ile görevlendirildiği, yine sanık ...'in talimatı ile yapılan satışlara ilişkin hesap defteri tuttuğu, elde edilen gelirin bir kısmının sanık ...'in ve diğer çalışanların yapmış olduğu şahsi harcamalar için kullanıldığı, sanık ... tarafından tutulan hesap defterinin ise sanık ... tarafından yırtıldığı, bu nedenle harcanan paraya ilişkin net bir tespit yapılamadığı olayda, her ne kadar sanık ...'nin zimmet suçuna iştirak ettiği kabul edilmiş ise de sanığın şirket elemanı olarak Halk Ekmek Fabrikasında kurum müdürü olan sanık ...'in talimatı doğrultusunda fabrika satış mağazasında çalıştığı, yapılan tahsilatları kurum müdürünün talimatları doğrultusunda kurum çalışanı olan kişilere veya doğrudan kurum müdürüne verdiği, tahsilat ve ödemelere ilişkin kayıtların ise yine kurum müdürü olan sanık ... tarafından yok edildiği, sanık ...'nin eylemlerinin kurum amirinin talimatları doğrultusunda hareket etmekten ibaret olduğu, sanık ...'in işlemiş olduğu zimmet suçuna iştirak etme kastı ile hareket etmediği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, sanığın atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde zimmet suçuna iştirakten mahkumiyetine karar verilmesi,
Suç tarihinde Kahramanmaraş Halk Ekmek Fabrikası Necip Fazıl Kültür Kafeteryasında kasa sorumlusu olarak çalışan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesi uyarınca resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı halde 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, 5237 sayılı Kanun'un 204/2. maddesi uyarınca kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyetine hükmolunması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılması lüzumu,
Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet Savcısının, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.