Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2018/428 Esas, 2021/551 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1-Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen nüfus kayıtlarından sanıklardan ...'nin hükümden sonra 17.10.2023; ...'ın da 19.10.2024 tarihinde vefat ettiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.10.2024 tarihli ve 2021/288 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilamı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarıyla ilgili düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, sanık ...'ın ve sanık ... ile müdafiinin temyiz istekleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereği ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

2-Sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Sanıklar hakkında zimmet suçundan verilen 22.05.2014 tarihli ve 2009/83 Esas, 2014/145 sayılı beraat Kararlarının, katılan vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.06.2018 tarihli ve 2018/4092 Esas, 2018/4798 sayılı Kararıyla "... Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan sanıkların, 2001-2006 yılları arasında kooperatife ait inşaatların yapımı sırasında gereken miktardan fazla malzeme alıp, fazla gözüken malzemeleri de yeni yönetime teslim etmeyerek 167.573 TL'yi, ayrıca inşaat yapımında çalışan taşeronlara yasal bir dayanağı olmadan ödenen 125.722 TL'yi zimmetlerinde tuttuklarının iddia edildiği olayda; mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ile katılan kooperatifin Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde sanıklar aleyhine açmış olduğu 2007/32 Esas sayılı tazminat davasında aldırılan bilirkişi raporu arasında açık çelişki bulunması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından, öncelikle yasal dayanağı olmadan ödeme yapıldığı iddia edilen taşeronların tanık sıfatıyla dinlenilerek, tespit edilen miktardaki ödemeleri alıp almadıklarının sorulmasıyla dosyanın kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilerek sanıkların görevli oldukları dönemlere ilişkin kooperatifin gelir ve giderlerinin, kasa ve banka hesap bakiyelerinin tespit edilerek, bakiye ile kayıtlarda görünen para miktarlarının karşılaştırılıp, önceki raporlar arasındaki çelişkileri gidermek suretiyle iddianameye konu eylemler değerlendirilerek zimmet suçunun her bir sanık yönünden oluşup oluşmadığını saptayan rapor alınması ile suç tarihlerinde kooperatifin parasal işlemlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğünün saptanmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması" nedeniyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma sonrası alınan savunmalar ile tanık beyanlarına göre kooperatifin parasal iş ve işlemlerinin ölümü nedeniyle hakkında düşme kararı verilen sanık ... tarafından yürütüldüğünün anlaşılması karşısında, ceza hukukunun temel prensibi olan cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerektiğiz gözetilmeden sadece suç tarihinde yönetim kurulu üyeleri olmaları nedeniyle şekli olarak sorumlulukları kabul edilerek yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

Kanuna aykırı, sanık ...'ün ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***