Logo

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2012/269 Esas, 2016/120 Karar

SUÇLAR : Tefecilik, kasten öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına teşebbüs, resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet

HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde tefecilik, sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan açılan kamu davasında eyleminin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan ve resmi belgede sahtecilik ile 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından mahkumiyet, sanık ... hakkında kasten öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına teşebbüs ile sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından beraat

TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ..., ... ve ... müdafileri, sanık ... ile O yer Cumhuriyet savcısı

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Her ne kadar sanıklardan ... müdafii temyiz dilekçesinde müvekkiline yönelik kasten öldürmeye ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçlarından sanık ... hakkında verilen beraat hükümlerini de temyiz ettiğini bildirmiş ise de, ...’in 12/12/2012 tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını bildirdiği ve katılma talebinin bulunmadığı, bu haliyle vekilinin ... hakkında anılan suçlardan verilen beraat hükümlerini temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından bu husustaki temyiz isteminin REDDİNE, haklarında çeşitli suçlardan beraat kararları verilen sanıklardan ..., ... ve ... müdafiilerinin dilekçe içeriklerinde gerek hükümlerin gerekçesine gerekse beraat eden sanıklar lehine vekalet ücreti verilmesine dair açık bir temyiz istemlerinin bulunmadığı, buna göre beraat kararlarının temyiz edilmesinde hukuki yararları bulunmadığı gibi dilekçelerinde temyiz iradesinin de olmadığı gözetilerek incelemenin sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin adı geçen sanıklar hakkında, sanık ...’in ise kendisi hakkında verilen mahkumiyet, O yer Cumhuriyet savcısının ise sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet ile sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;

Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık ... ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;

Dosya kapsamında mevcut hukuka uygun tüm deliller ile suçtan zarar gören ve tanık beyanlarından, sanıkların en son 2011 yılının Haziran ayında faizle borç para verdiklerinin anlaşılması, zincirleme suçlarda suç tarihinin zinciri oluşturan son suçun işlendiği tarih olması karşısında sanıklar lehine değerlendirmeyle suç tarihinin 01/06/2011 olduğunun kabulü gerektiği ve üzerlerine atılı tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 241/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 28/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***