Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1087 Esas, 2022/541 Karar

SUÇ : İcraî davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hâk ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2019/453 Esas, 2021/60 sayılı Kararı ile sanığın icraî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinin birinci fıkrası ve 62. maddesi gereği 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereği ertelenmesine ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca hâk yoksunlukları uygulanmasına hükmedilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/1087 Esas, 2022/541 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi, sanığın atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak kesin ve inandırıcı hiçbir delil bulunmamasına rağmen mahkumiyetine karar verildiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sadece avukatlık hak ve yetkisinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi suretiyle sınırlı uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Ancak;

5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesi gereğince, hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/1. maddesinin uygulanamayacağının nazara alınmaması,

Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince ilk derece mahkemesine ait hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin beşinci paragrafının hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE eleştiri dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.06.2024 tarihinde karar verildi.

***