Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs

HÜKÜM : İlk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak zincirleme olarak rüşvet vermeye teşebbüs suçundan mahkumiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2013 tarihli ve 2013/23 Esas, 2013/97 sayılı Kararıyla sanığın rüşvet vermeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252/1, 252/4 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. madde ve fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

Sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2018 tarihli ve 2018/12 Esas, 2018/50 sayılı Kararı ile sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak 5237 sayılı Kanun'un 252/1, 252/4 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2019/680 Esas, 2021/3167 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın zincirleme şekilde rüşvet vermeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 252/1, 252/4, 43/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz İstemi

Hakkında yalnızca şikayetçi polislerin beyanları ve hazırladıkları tutanaklar dikkate alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

5271 sayılı Kanun'un 231/11. madde ve fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.

Sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında Ünye Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 10.05.2013 tarihli ve 2013/23 Esas, 2013/97 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın suçtan zarar gören Hazineye tebliğ edilmeksizin 19.06.2013 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulmasının ardından 20.02.2018 tarihinde sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı, bu hükme karşı sanık ve Hazine vekili tarafından yapılan istinaf başvuruları üzerine de temyiz incelemesine konu Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2019/680 Esas, 2021/3167 Karar sayılı hükmün kurulduğu,

7417 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişiklik öncesindeki 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesine göre rüşvet vermeye teşebbüs suçunun zarar göreni olan ve davaya katılma hakkı bulunan Hazinenin 5271 sayılı Kanun'un 231/12. madde ve fıkra hükmü uyarınca Ünye Ağır Ceza Mahkemesince verilen 10.05.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz hakkının bulunduğu ancak Hazineye tebliğ edilmediğinden sanık hakkındaki anılan kararın kesinleşmediği, bu kararın kesinleşmemesi nedeniyle de denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hükmün açıklanma koşullarının da bulunmadığı dikkate alınmadan ihbar sonrası sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün kesinleşmeden açıklanmasına ve bu kararın istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280/2. madde ve fıkrası gereğince kaldırılmak suretiyle sanığın zincirleme olarak rüşvet vermeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine hükmolunması,

Kabule göre de;

Sanığın üzerine atılı suçun konusu aynı olduğu gibi katılan ve şikayetçi polislerin sayısının birden fazla oluşunun teselsüle etkisinin olmadığı dikkate alınmadan, sanık hakkında yanılgılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2019/680 Esas, 2021/3167 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. madde ve fıkrası uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.02.2025 tarihinde karar verildi.

***