"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/33 Esas, 2014/542 Karar
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜM : Sanıklardan ... ve ... hakkında mahkumiyet, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında beraat, ..., ... ve ...hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması
...........müdafileri, suçtan zarar gören vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler ve kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre ihaleye fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Milli Eğitim Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığına, sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi de gözetilerek Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin anılan kararlara ilişkin temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinde merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan ... Bakanlığı vekilinin tüm hükümlere, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ... ve ... müdafiinin ise müvekkilleri hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ...'un isminin hüküm fıkrasında "Rande" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dava konusu ihale nedeniyle ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanıklara isnat edilen eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı ve bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan beraat eden sanıklar bakımından 25.04.2013 ve 25.06.2013 tarihli sorgular; mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar açısından ise 30.12.2014 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.