Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/73 Esas, 2016/141 Karar

SUÇLAR: Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Zimmet suçundan zarar gören Hazinenin dava ve duruşmadan haberdar edilmesine rağmen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 237. maddesi uyarınca davaya katılma talebinde bulunmadığı, hükümden sonra vekili tarafından verilen 24.11.2016 havale tarihli dilekçenin katılma talebine ilişkin olduğu ancak kanun yolu aşamasında katılma talebinde bulunulamayacağı, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma, sanık müdafiinin temyiz talebinin ise her iki suçtan kurulan hükümlere yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

1)Sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığın üzerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 12.07.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

2)Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Suç tarihlerinde ... köyü muhtarı olarak görev yapan sanığın, 05.03.2012 tarihinde köy ihtiyar meclisi tarafından yapılan denetimde, köye ait 7.736,56 TL'yi uhdesinde bulundurduğunun tespit edildiği iddiasıyla zimmet suçundan açılan kamu davasında; mahkemece yapılan yargılama sonucunda mahkumiyet kararı verilmiş ise de sanık ... müdafiinin savunmalarında, ... Mallarını Koruma Başkanlığı bütçesinden ödenmesi gereken bekçi ücretlerinin, köy halkından toplanamaması sebebiyle köy tüzel kişiliğinin bütçesinden karşılandığı ve köy su yolu yapımına da harcama yapıldığını belirtmeleri karşısında, mevcut delillerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı gözetilerek,... Koruma Başkanlığı tarafından ödenen bekçi ücretlerinin hangi gelirle ödendiğinin, köy bütçesinden ödenip ödenmediğinin belirlenmesi ve köy su yolu yapımının gerçekte yapılıp yapılmadığının köylülerden yeteri kadar kişinin tanık olarak dinlenilerek tespiti ile yapılmış ise suç tarihlerinde ne kadar masraf yapıldığının belirlenmesi sonrasında, sanığın uhdesinde köye ait para bulunup bulunmamasının tespiti ile buna göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Zimmet miktarı olarak kabul edilen 7.736,56 TL'nin suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre değer azlığı sınırında kalması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması sureti ile sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***