Logo

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/2406 Esas, 2020/1168 Karar

...

SUÇ : Zimmet

HÜKÜMLER : 1)İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2019 tarihli ve 2015/277 Esas, 2019/192 sayılı Kararı ile; beraat,

2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/2406 Esas, 2020/1168 sayılı Kararı ile; ilk derece mahkemesince zimmet suçundan kurulan beraat hükmünün kaldırılarak sanık hakkında basit zimmet suçundan mahkûmiyet.

TEMYİZ EDENLER : Katılan ... vekili, sanık müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2019/2406 Esas, 2020/1168 sayılı Kararının, sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2015 tarihli ve 2015/26128 Soruşturma, 2015/9261 Esas, 2015/881 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.

2.... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2015/72 Esas, 2015/163 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2019 tarihli ve 2015/277 Esas, 2019/192 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

4.Katılanlar vekillerinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2019/2406 Esas, 2020/1168 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükmü kaldırılarak sanığın basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Sanık müdafiinin temyiz itirazları, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına ve sair nedenlere yöneliktir.

B.Katılan vekilinin temyiz talebi, incelemenin duruşmalı olarak yapılmasına, sanık hakkında alt sınırdan ceza uygulanmasına ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Suç tarihinde İzmir Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2013/5198 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibinde alacaklı vekili olarak muhtelif tarihli reddiyat makbuzları karşılığında tahsil ettiği 2.010.400,00 TL'den müvekkili olan katılana kısmi ödeme yaparak 1.560.400,00 TL'yi ve avans olarak aldığı 147.000,00 TL'nin 13.000,00 TL'sini icra gideri yaptıktan sonra kalan kısmı uhdesinde tuttuğu iddia edilen olayda; Mahkemece; yüklenen zimmet suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararının kaldırılmasına ve basit zimmet suçundan cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan ... arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2019/2406 Esas, 2020/1168 sayılı Kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek aynı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.

...

***