Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/1801 Esas, 2020/1863 Karar

SUÇ : İhaleye fesat karıştırma, rüşvet alma, rüşvet verme

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

Katılan Hazine vekilinin temyiz isteminin başvurusunun kapsamına göre sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik olduğu, tebliğnamede isimleri yer alan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin bulunmadığı tespit edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar ..., ... ve ... haklarında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesi gereğince kesin olduğu ve temyizi kabil nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.

Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme, ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılan Hazine vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2016 tarihli ve 2015/225 Esas, 2016/375 sayılı Kararı ile sanıklardan ..., ..., ... ve ... haklarında rüşvet verme, ... hakkında rüşvet alma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e madde-fıkra ve bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2018/1801 Esas, 2020/1863 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi

Sanıklar hakkında verilen hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olduğuna, toplanan delillerin sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü vermeye yeterli olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden;

Sanık ...'ın hükümden sonra 08.02.2025 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

2.Sanıklar ..., ... ve ... haklarında rüşvet verme, ... hakkında rüşvet alma suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararları yönünden ise;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanması durumunda ise 6352 sayılı Yasa'dan önceki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" suçunu oluşturacağı, kamu görevlisi olmayan diğer kişilerin ise özgü suç niteliğindeki bu suça aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edecekleri nazara alındığında;

Sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerinin kesinleşmesi karşısında, rüşvet suçu ile ilgili olarak sanıkların meşru zeminde bulunup bulunmadıklarının tespitinin mümkün olmadığı, buna bağlı olarak da kamu görevlisi olan sanık ... hakkındaki isnadın sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan diğer sanıklara yönelik isnatların ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçlarını oluşturacağı gözetildiğinde, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 03.09.2015, 13.11.2015 ve 23.12.2015 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği belirlenmiştir.

III. KARAR

A.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2018/1801 Esas, 2020/1863 sayılı Kararına karşı katılan vekilinin ihaleye fesat karıştırma suçuna yönelik kesin nitelikteki kararlara ilişkin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Değerlendirme ve gerekçe bölümünde (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında bahse konu suçlardan açılan kamu davalarının zamanaşımı, sanık ... hakkında açılan kamu davasının ise sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.06.2025 tarihinde karar verildi.

***