"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/50 Esas, 2014/125 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkûmiyet (sanık ... hak.), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanık ... hak.)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2014 tarihli ve 2013/50 Esas, 2014/125 sayılı Kararının suçtan zarar gören vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, ... ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası karşısında itiraza tabi olup temyizinin mümkün bulunmadığı ayrıca katılan Hazine vekilinin vaki itirazının mercii Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/574 Değişik iş sayılı Kararı ile incelenerek bu hususta gerekli kararın verildiği anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden katılan Hazine vekilinin mahkumiyet hükmünü vekalet ücretine hasren, sanık müdafiinin ise zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettikleri ve temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.02.2013 tarihli ve 2013/1742 Esas, 2011/39282 Soruşturma, 2013/140 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci ve 248 inci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2014 tarihli ve 2013/50 Esas, 2014/125 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın zimmet kastıyla hareket etmediğine ve lehine olan hükümlerin eksik uygulandığına ilişkindir.
Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 14.05.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2014 tarihli ve 2013/50 Esas, 2014/125 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.