"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1748 Esas, 2021/1203 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1) İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2019/363 Esas, 2020/326 sayılı Kararı ile zincirleme basit zimmet suçundan sanığın cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2020/1748 Esas, 2021/1203 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz istemi; suçun sübut bulduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile sanığın beraatine karar verildiğine, cezalandırılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, alacaklı katılan firma vekili sıfatıyla, ... Petrol Ürün. Oto. Nak. ve Paz. Tic. Ltd. Şti. hakkında işlemiş faizi ile birlikte 3.178,68 Türk lirası alacağın tahsili amacıyla İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2015/19066 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibi sırasında 30.07.2015 tarihli reddiyat makbuzu karşılığında 3.553,84 Türk lirası, borçlu ... Seyahat Nakliyat A.Ş. hakkında işlemiş faizi ile birlikte 24.183,40 Türk lirası alacağın tahsili amacıyla aynı İcra Müdürlüğünün 2015/19064 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibi sırasında muhtelif tarihli reddiyat makbuzları karşılığında da 25.663,66 Türk lirası olmak üzere toplam 29.217,50 Türk lirasını tahsil ettiği hâlde müvekkiline vermeyerek uhdesinde bulundurduğu tüm dosya kapsamı itibarıyla sabit olmakla;
Sübut bulan eyleminin Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan firma arasındaki vekâlet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan firma tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de nazara alınarak, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi gereğince aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, dosya kapsamı ile uyuşmayan yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde zimmet suçundan beraatine karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2020/1748 Esas, 2021/1203 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma kararının içeriği doğrultusunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2024 tarihinde karar verildi.