Logo

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/89 Esas, 2021/153 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.07.2015 tarihli ve 2015/267 Soruşturma, 2015/96 Esas, 2015/96 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Demirköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2015/184 Esas, 2015/212 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 200 tam gün karşılığı 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

3. Sanığın temyizi üzerine hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/5989 Esas, 2021/1884 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

4. Demirköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/89 Esas, 2021/153 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 200 tam gün karşılığı 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık, görevi kötüye kullanma suçunun oluşmadığından bahisle kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

21.07.2015 tarihinde 03:30 sıralarında birden fazla kişinin karıştığı karşılıklı kasten yaralama eylemi nedeniyle olay günü Nöbetçi Cumhuriyet savcısının talimatı ile Demirköy Toplum Sağlığı Merkezinde icapçı doktor olarak çalışan ve nöbetçi olan sanıktan olaya karışan kişilerin adli muayene raporlarının alınmasının istendiği, sanığın Jandarmanın bildirimine "nöbet konusuyla ilgili olarak Hakime Hanıma ifade verdim, adli vakaya bakmayacağım" şeklinde cevap vermesi üzerine bu kişilerin en yakın hastane olan Pınarhisar Devlet Hastanesinden raporlarının alınmasına neden olarak kişilerin mağduriyetine ve kamunun zararına neden olmak suretiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5271 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "İddianamenin kabulüyle, kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar" hükmü ve değişik zamanlarda görevi kötüye kullanma eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianamenin kabul tarihinden evvel tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianamenin kabul tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması gerekeceği nazara alındığında; inceleme konusu davada suç tarihinin 21.07.2015, iddianamenin kabul tarihinin 30.07.2015 olduğu; Dairemizde birlikte incelenen Demirköy Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli, 2021/91 Esas ve 2021/154 sayılı Kararına konu icrai davranışla görevi kötüye kullanma eylemine ilişkin suç tarihinin 28.06.2015, iddianamenin kabul tarihinin 21.07.2015 olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın aynı suç işleme kararı kapsamında değişik tarihlerdeki eylemlerinin bütün halinde zincirleme görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve davaların birleştirilerek delillerin birlikte takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de; bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, somut olayda sanık tarafından giderilebilecek maddi bir zararın bulunmadığı gözetilerek, suç tarihinde engel sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, "kamunun uğradığı zarar giderilmediğinden" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince yasaklama kararına hükmolunmaması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Demirköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/89 Esas, 2021/153 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.09.2023 tarihinde karar verildi.

***