Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/810 Esas, 2020/1791 Karar

KATILANLAR : Hazine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, S.S. .... Konut Yapı Kooperatifi

SUÇ : Görevi kötüye kullanma (sanıklar ... ve ... hakkında), zimmet (diğer sanıklar hakkında)

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanık ... hakkında zimmet suçundan beraat, sanıklar ..., ... ve ... hakkında basit zimmet suçundan ayrı ayrı mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-(a ve d) madde-fıkra ve bentleri gereğince kesin nitelikte olduğu, temyizi kabil olmadığı anlaşıldığından sanık ... müdafiinin anılan hükme ilişkin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'nın uygun görülmeyen duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren ayrı ayrı reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1)Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2019 tarihli ve 2013/444 Esas, 2019/45 sayılı Kararı ile; sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan beraat, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında eylemlerinin kül halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, ... ve ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

2)Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.11.2020 tarihli ve 2019/810 Esas, 2020/1791 sayılı Kararı ile; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanık ... hakkında zimmet suçundan beraatine, sanıklar ..., ... ve ... hakkında basit zimmet suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşma istemli temyiz talebi, sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak verilmiş olması nedeniyle bozulması istemine ilişkindir.

B.Sanık ...'nın duruşma talepli temyizi, hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hatalı ve eksik bilirkişi raporu esas alınarak kurulması gerekçesiyle bozulması talebine yöneliktir.

C.Katılan S.S. Çelebi Kent Konut Yapı Kooperatifi vekilinin temyizi, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin, eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğundan bahisle sanıklar aleyhine bozulması istemine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların üzerlerine atılı suçların unsurları oluşmasına rağmen yazılı şekilde hükümler kurulması nedeniyle bu hükümlerin bozulması gerektiğine, sanık ...'nin zimmet suçundan cezalandırılması lüzumuna dairdir.

D. Katılanlar Hazine ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin temyizi, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanıklar aleyhine bozulması istemine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen kararların sanıkların üzerlerine atılı suçun unsurları oluşmasına rağmen yazılı şekilde hükümler kurulması nedeniyle, ayrıca sanık ...'nin zimmet suçundan müşterek fail olarak cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinden bozulması talebine ilişkindir.

E.Sanık ... müdafii, sanık hakkında kurulan hükmün usule ve yasaya aykırı olması ile sair nedenlerle bozulması istemiyle hükmü temyiz etmiştir.

III. GEREKÇE

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Suç tarihinde sanıklardan ...'nin kooperatif yönetim kurulu başkanı, diğer sanıkların ise yönetim kurulu üyeleri olarak görev yaptıkları, sanıkların kendi lehlerine olacak şekilde kooperatifi borçlandıran senetler tanzim ederek kooperatife ait paraları mal edindiklerinin iddia edildiği somut olayda, kooperatifin gerçekleşme oranına göre tespit edilen 1.052.061,75 TL'nin sanıklar ..., ... ve ... tarafından mal edinildiği kabul edilerek bu sanıklar hakkında zimmet suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; her bir sanık lehine kooperatif aleyhine borçlandırıcı işlem neticesinde senetler tanzim edildiği halde bahse konu senet ve bonoların sanıklar tarafından icraya konulup konulmadığı, sanıkların savunmalarında kooperatiften ne suretle alacaklı olduklarını açıklamalarına rağmen gerçekte bir alacakları bulunup bulunmadığı ve buna ilişkin kayıtların mevcut olup olmadığı, sanıklar ... ve ...'nın yönetim kurulu üyeliği yaptıkları döneme ilişkin huzur hakkı almaya haklarının bulunup bulunmadığı, kooperatif işlerinin fiilen hangi sanık ya da sanıklar tarafından yürütüldüğü, diğer sanıkların bu suçlara iştirak edip etmedikleri ile uhdelerinde kalan zimmet miktarları her bir sanık yönünden ayrı ayrı tespit edilip diğer hususlar da araştırıldıktan sonra hükümler kurulması yerine, lehine borçlandırıcı işlem yapılan ...'nin eşi sanık ...'nin eylemlerinin sübutu halinde zimmet suçunu oluşturacağı da gözetilmeden ayrıca ... dışındaki sanıklar yönünden kooperatifi borçlandırıcı işlemler olduğu açıkken sanık ... lehine kooperatifi borçlandıran bir işlem bulunup bulunmadığı ve diğer sanıkların eylemlerine ne şekilde iştirak ettiği karar yerinde tartışılmadan sanıklar hakkında eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet ve beraat hükümleri kurulması,

Kabule göre de;

Sanıkların eylemlerini zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla ve farklı zamanlarda birden çok kez gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında eylemlerinin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı, haklarında 5237 sayılı Kanun'un 247/2 ve 43/1. maddelerinin uygulanması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde basit zimmet suçundan mahkumiyet kararları verilmesi,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle yüklenen zimmet suçunu işlediği kabul edilen sanıklar hakkında 53/5. maddesi gereğince bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmaları yerine 53/1-a madde-fıkra ve bendinde sayılan hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına hükmolunması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

A.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin müvekkili olan sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca oy birliğiyle REDDİNE,

B.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... ile katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi gereğince Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.05.2024 tarihinde karar verildi.

***