Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/687 E., 2021/116 K.

SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

HÜKÜM : 1)Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/237 Esas, 2019/503 sayılı Kararı ile; değişen suç vasfına göre zimmet suçundan mahkumiyet,

2)Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 20.01.2021 tarihli ve 2020/687 Esas, 2021/116 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/237 Esas, 2019/503 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/687 Esas, 2021/116 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Ceza miktarı ve hak yoksunluğu süresi belirlenirken alt sınırdan gereği kadar uzaklaşılmadığına ve eksik ceza tayin edildiğine, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Katılan ile sanık arasındaki ilişkinin hukuki mahiyette olduğuna, olayda suç unsuruna rastlanmadığına, katılanın yakınları olan tanık beyanlarının hükme dayanak yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, atılı suçun Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesi kapsamında kaldığına, karar gerekçesinin açık ve net olmadığına, verilen cezanın orantılılık ilkesine uygun olmadığına, alt sınırdan haksız olarak uzaklaşıldığına, dolayısıyla kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paranın teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253/1-b maddesine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2025 tarihinde karar verildi.

***