"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/332 Esas, 2021/943 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1) Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2015/143 Esas, 2020/273 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
2) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/332 Esas, 2021/943 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun hükmün 5237 sayılı Kanun'un 53/1-4. madde ve fıkralarındaki düzenleme gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; eyleminin suç olmadığına, şartları oluştuğu halde hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesi ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının verilmemesi nedenlerinden kararın hukuka aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III.GEREKÇE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (2709 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin üçüncü, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddelerinin birinci fıkraları ile 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca mahkeme kararlarının; sanığı, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ile bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin ve değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği, temel ceza belirlenirken teşdit nedeni olarak gösterilen suçun işleniş biçiminin ne suretle benzer eylemlerden ayrıldığı, sanığın amaç ve kastının ne olduğu ile hükmedilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen eylemin ağırlığı ile oranlılığı karar yerinde yöntemince açıklanıp tartışılmadan yasadaki soyut ifadelerin tekrarlanması suretiyle ve yetersiz gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak cezaya hükmedilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanması yerine avukatlık hak ve yetkisinin yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 ile 24.04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu gözetilerek, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, mahkemece sübutu kabul edilen eylem nedeniyle oluşan maddi zararın nelerden ibaret olduğu ve miktarı denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılıp gösterilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "Sanığın müştekinin zararını hakkında hüküm verilene kadar gidermediği" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/332 Esas, 2021/943 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci ve 307 nci maddesinin beşinci fıkraları gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince gereği için kararı veren Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.09.2024 tarihinde karar verildi.