Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/1806 Esas, 2019/48 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na (1136 sayılı Kanun) eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesine eklenen beşinci fıkra uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1) İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2017/344 Esas, 2018/302 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 09.01.2019 tarihli ve 2018/1806 Esas, 2019/48 sayılı Kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz talebi; sanık ile katılanın duruşmalara girmeden sadece yazılı beyanda bulunma konusunda anlaştıklarına, şirket yetkilisi 2.000,00 TL ödeme yapacağını taahhüt etmesine rağmen, yalnızca harç ve masraflara mahsuben 740,00 TL ödeme yapıldığına, dosyaya sunulan 1.500,00 TL tutarındaki makbuzda müvekkilinin imzasının bulunmadığına, müvekkili sanığın ödeme almadan işi takip yükümlülüğü bulunmadığına, anlaşma gereği işi takip ettiğine, sadece vekaletnamenin bulunmasının vekalet sözleşmesine karine teşkil edemeyeceğine, 1136 sayılı Kanun'un 10. maddesine göre hükmün temyiz edilebilir olduğuna, bölge adliye mahkemesi kararının temyizen bozularak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III.GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.

***