"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/405 Esas, 2022/104 Karar
SUÇLAR : Zimmet, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet (zimmet), beraat (nitelikli dolandırıcılık)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan ... vekilinin, 10.04.2022 tarihinde tebliğ edilen zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, 1 haftalık yasal süre geçtikten sonra 18.04.2022 tarihinde vekalet ücretine hasren temyiz ettiği öte yandan Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazine'nin katılma ve temyiz hakkının olmadığı, Hazine vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan, katılan ... Başkanlığının zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu, vekilinin 31.01.2022 tarihli dilekçesi ile davaya katılma talebinde bulunduğu ancak Mahkemece katılma hususunda bir karar verilmediği gibi katılma talebi karara bağlanmayan Hazine vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce hükmün katılma talepli olarak temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2 ile 5271 sayılı Kanun'un 237/2. madde ve fıkra hükümleri uyarınca Hazinenin başvuru tarihinde zimmet suçu yönünden müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek; başvuruların kapsamına göre incelemenin katılan ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne, katılan ... vekilinin zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik vekalet ücretine münhasır, sanık müdafiinin ise zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1)Sanık hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde
Yüklenen suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının C-2 bendinin "Katılanlar ... ve Hazine kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden Avukatlık Ücret Tarifesince hesaplanan 10.250,00'şer TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile adı geçen katılanlara ayrı ayrı verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-d maddesinde yazılı 15 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 07.07.2009 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin dolduğu anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.