"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2368 Esas, 2022/541 Karar
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (İddianamedeki 35 numaralı olay kapsamında ...'e rüşvet verilmesi eylemine ilişkin İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan beraat hükmü kaldırılarak eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna azmettirme olarak kabulüyle istinaf başvurularının esastan reddi (diğer sanıklar hakkında 24, 32 ve 35 numaralı olaylara ilişkin isnatlar, sanık ... hakkında 35 numaralı olay kapsamında sanıklar ... ve ...'ye rüşvet verme isnatlarına ilişkin beraat hükümleri yönünden)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Temyiz incelemesi yapılan bu dosya ile Dairemizin 2023/894 Esasına kayıtlı dosya arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek her iki dosyanın birlikte yapılan incelemesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, sanıklar ..., ... ve ...'un kamu görevlisi olmadıkları ve haklarında rüşvet verme suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla, adı geçen sanıklar hakkında atılı suçtan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Adalet Bakanlığının katılma hakkının olmadığı gözetilerek, vekilinin bu hükümlere yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılan ... vekilinin rüşvet alma suçundan kurulan hükümleri, sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli ve 2014/133 Esas, 2017/92 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında iddianamenin (24), (32) ve (35) numaralı olaylarında anlatılan rüşvet verme ve rüşvet alma isnatlarından ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.
B. İstinaf
O yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince, sanık ... dışındaki sanıklar hakkında (24), (32) ve (35) numaralı olaylar yönünden istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... hakkında ise (35) numaralı olayda anlatılan ...'e rüşvet verilmesi isnadına ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçuna azmettirmeden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1)Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçeleriyle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2)Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıkların rüşvet alma suçunu işledikleri sabit olduğu halde İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik esastan ret kararlarının bozulması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1)Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararları yönünden
Sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan ... vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
2)Sanık ... hakkında iddianamedeki (35) numaralı olay kapsamında anlatılan ...'e rüşvet verme eylemi yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna azmettirmeden kurulan mahkumiyet hükmü yönünden
Sanığın sübutu kabul edilen yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 257/1. madde ve fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre suç tarihi olan Şubat 2013 tarihinden inceleme tarihine kadar 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
III. KARAR
A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle ... vekilinin rüşvet verme suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanıklar hakkında kurulan hükümlerde katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen ilaveli dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.05.2025 tarihinde karar verildi.