Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/2583 Esas, 2021/1530 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/151 Esas, 2019/84 sayılı Kararı ile sanık ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, diğer sanıkların zimmet suçuna azmettirmeden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi gereğince beraatlerine hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.10.2021 tarihli ve 2020/2583 Esas, 2021/1530 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Sanık ...'nın cezasının alt sınırdan belirlenmemesi, diğer sanıkların da cezalandırılmaları gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

2.Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanığın, okuma yazma bilmeyen ve köyde yaşayan bir insan olduğuna, vasi kararını tam olarak anlamadığına, psikolojik sorunları olduğu ve ağır ilaçlar kullandığı için vasiliğe uygun olmadığına, mahkemenin vasilik kararını verirken yeterli araştırmayı yapmadığına, kararın yok hükmünde olduğuna, şerh kararı düşülmesine rağmen bankanın mahkeme kararı olmadan para çekimine izin vermemesi gerektiğine, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden

Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen ilk derece mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden

Sanık ...'un, anne ve babası olan ... ve ...'e Tufanbeyli Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli ve 2015/44 Esas, 2016/12 sayılı Kararıyla akıl hastalığı sebebiyle vasi olarak tayinine karar verildiği, 12.04.2016 tarihinde kısıtlı ...'in bankaya bizzat giderek 59.620,00 TL'yi diğer kısıtlı ...'in hesabına aktardığı, 16.06.2016 tarihinde kısıtlı olan ...'in bankaya giderek vasi olan sanık ... ve diğer sanık ...'in şahit olarak gösterilmesiyle bankadan 105.180,00 TL çektiği, daha sonra sanık ... ve diğer sanıklara paylaştırdığı iddiasıyla zimmet suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında; sanık hakkında zimmet suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de Tufanbeyli Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli ve 2015/44 Esas, 2016/12 sayılı vasi tayinine dair Kararında kısıtlıların mal varlıklarıyla ilgili olarak tasarrufta bulunulması için vesayet veya denetim makamından izin alınması gerektiğinin vasiye ihtarına ilişkin bir ibarenin bulunmaması, kısıtlı ...'in bankadan parayı bizzat çekmesi ile sanığın para çekimine ilişkin sadece şahit olarak gösterilmesi, sanığın ilkokul mezunu olması ve resmi daireler ile mahkemelerdeki işlemlere dair tecrübesinin bulunmaması gözetildiğinde, zimmet kastıyla hareket etmediği nazara alınmadan atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,

Kabule göre de;

Sanığın, sadece vasisi olduğu kısıtlı ..'nın hesabından para çekme işlemini gerçekleştirerek suça konu parayı diğer sanıklarla paylaştığı, diğer kısıtlı ...'a yönelik bir eylemin olmadığı, bu nedenle de zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca uygulama yapılarak fazla ceza tayini,

Temel ceza alt sınırdan tayin edildiği halde yasal ve yeterli gerekçe göstermeden 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğu süresinin üst sınırdan tayin edilmesi ayrıca 53/1-c madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında "a" bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

A.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle hükümlerde, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde-fıkra ve bendi uyarınca Kozan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.

***