"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/249 E., 2023/127 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine
SUÇ : Basit zimmet
HÜKÜM : Yargılamanın yenilenmesi sonucu 12.04.2012 tarihli ve 2011/193 Esas, 2012/130 sayılı Kararın 5271 sayılı Kanun'un 323/1. maddesi uyarınca iptali ile zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
İddianame ekli duruşma gün ve saatini bildiren çağrı kağıdının tebliğine rağmen duruşmaya gelmeyen ve usulüne uygun katılma talebinde bulunmayan ve vekili aracığıyla 09.03.2012 tarihli dilekçesi ile davaya katılmayacağını bildiren Hazinenin hükmü temyiz hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vekilinin 03.05.2023 tarihli temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören ...'ın PTT ... Şubesi aracılığıyla İzmir 1. İcra Müdürlüğüne gönderdiği nafakaya ilişkin 12 adet ödemenin, evrakta dosya numarası yazılı olmadığından gönderim yapan şubeye iade edildiği ve buna ilişkin 13.950 TL'nin suç tarihinde PTT ... Şubesinde veznedar ve müdür vekili olarak çalışan sanık ...'in zimmetinde kaldığı kabul edilerek sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün Dairemizin 08.12.2014 tarihli ve 2013/7148 Esas, 2014/12287 sayılı Kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmek suretiyle aynı tarihte kesinleştiği, sanık müdafiinin 11.09.2020 tarihli talebi üzerine yargılamanın yenilenmesine karar verilerek dosyanın yeniden ele alındığı, bu aşamada, ilk yargılamada dosya arasında bulunmayan ve ... isimli şahıs tarafından gönderilen 9 adet ödeme makbuzu üzerinde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince yapılan 19.09.2022 tarihli tetkik sonucunda makbuzlardan birindeki imzanın sanıklar ... ve ...'ın eli ürünü olup olmadığının belirlenemediğinin, üçünde hakkında beraat kararı verilen sanık ...'ın imzasının bulunduğunun, beşinde ise imza bulunmadığının tespit edilmesi akabinde mahkemece, sanık ...'in, ... adına olan (2) numaralı gişeden ödemelerden ikisini kendi imzasıyla suçtan zarar görene ödenmiş gibi gösterdiği, sanıklar ... ve ...'ın birbirlerinin şifresini bildikleri ancak ...'ın onay vermeden ödeme yapılması mümkün olmadığından kendi gişesinden ve ...'ın gişesinden ödendiği gösterilen paraların sanık ...'ın zimmetinde bulunduğunun kabulü ile yeniden yargılama sonucunda da mahkumiyet kararı verilmiş ise de; sanık ...'ın aşamalarda değişmeyen savunmalarında, ...'ın gişesinden kendi imzası bulunan ödemeleri ...'ın işçisine yaptığını beyan etmesi, ...'ın çalışanı ...'in yargılamanın yenilenmesi öncesinde ve sonrasında bir kez patronu adına para çektiğini bildirmesi, yargılamanın yenilenmesi öncesinde dinlenmeyen suçtan zarar görenin oğlu ...'ın da 10.11.2022 tarihli duruşmada, sanıktan babası adına bir kez tahsilat yaptığını söylemesi, geriye kalan makbuzlar üzerinde sanığın imzasının bulunmayıp üçünde ...'ın imzasının bulunması ve ...'ın 12.01.2012 tarihli duruşmada, "... Bey benim çalıştığım 2 Nolu gişeye de onay yetkisi açmıştı, ben kendi şifremle onay işi de yapabiliyordum" şeklinde beyanda bulunması karşısında, sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince yüklenen suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.