Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/114 Esas, 2018/537 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na (1136 sayılı Kanun) eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesine eklenen beşinci fıkra uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2017 tarihli ve 2017/237 Esas, 2017/309 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

2.Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 09.03.2018 tarihli ve 2018/114 Esas, 2018/537 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, hükmün gerekçesiz olduğuna, dosyada bilirkişi incelemesi yapılmadığına, katılan tarafından yapılan azlin haklı olup olmadığına dair delil toplanmaması nedeniyle usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Samsun Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, hesap verme yükümlülüğü kapsamında müvekkilinin nam ve hesabına tahsil ettiği alacakları geciktirmeksizin iş sahibine bildirmesi, hangi işten dolayı ne miktarda ücret ve masraf alacağı olduğunu açıklaması ile hesaplaşmadan sonra alacağı oranında hapis hakkını kullanması gerekirken, buna uymayarak, ayrıntısını belirtmeden hapis hakkını kullandığı, hesap verme yükümlülüğüne riayet etmemesi nedeniyle azledilmesinin haklı olduğu, sanık tarafından sonuçlandırılmayan Samsun 7. İcra Müdürlüğünün 2013/9534 Esas sayılı icra dosyasında tahsil edilen 22.166,81 TL icra vekalet ücreti yönünden katılanın mağduriyetinin oluştuğu kabul olunan somut olayda; azil tarihi olan 27.02.2014 gününe kadar katılanın yetkilisi olduğu firmanın vekilliğini yapan sanığın, davacı vekili sıfatıyla takip ettiği Samsun 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/132 Esasına kayden açılan davanın kabulüne karar verilmesi üzerine Samsun 7. İcra Müdürlüğünün 2013/9534 Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlattığı, sözkonusu kararın azilden önce Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 04.02.2014 tarihli ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verildiği anlaşılmakla, taraflar arasındaki ihtilafın vekalet ilişkisi çerçevesinde hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu nazara alınarak, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi;

Kabule göre de;

Atılı suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hükümden önce 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Yasa'nın 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceği hususunun sanığa ihtarına karar verilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 307/5. maddeleri gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a bendi uyarınca Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.09.2024 tarihinde karar verildi.

***